Japon mitolojisinin en yüce *kami’*sidir. İmparatorluk ailesinin doğrudan atasıdır. Hikayenin en ünlü kısmı, kardeşi Susanoo’nun yıkıcı şakalarına dayanamayıp bir mağaraya ( Ama-no-Iwato ) kapanması ve tüm dünyayı karanlığa gömmesidir. Diğer tanrılar, onu dışarı çıkarmak için bir ayna, bir mücevher ve bir dans (ünlü Ame-no-Uzume ’nin erotik dansı) kullanır.
Ashkenazi’nin Yorumu: Ashkenazi, bu hikayeyi "sosyal uyum ve ritüelin gücü" metaforu olarak okur. Amaterasu’nun mağaraya kapanması, toplumdan çekilen bir liderin yol açtığı kaosu temsil eder. Onu dışarı çıkaran şey güç veya savaş değil, sanat, kahkaha ve kolektif ritüeldir. Bu, Japon toplumunda wa (uyum) kavramının mitolojik temelidir. Japon Mitolojisi - Michael Ashkenazi
Başlangıçta evren, kaotik ve yumurta biçiminde bir bulutsu halindeydi. Daha sonra hafif ve saf olan elementler yükseldi ve gökyüzünü ( Takamagahara – Yüksek Gök Ovası) oluşturdu. Ağır ve kirli olan elementler ise aşağı çökerek henüz isimlendirilmemiş karanlık dünyayı meydana getirdi. Japon mitolojisinin en yüce *kami’*sidir
Ashkenazi, bu noktada mitolojinin dönüştüğünü belirtir: Doğurganlık ve yaşam veren dişil güç, ölüm ve çürümenin kaynağı haline gelir. İzangi, eşini ölüler diyarı Yomi ’ye kadar takip eder. Ancak İzanami, "Yomi’nin yemeklerini" yemiştir (öldükten sonra ölüler diyarında bir şey yiyen kişi, artık canlılar dünyasına dönemez). Diğer tanrılar, onu dışarı çıkarmak için bir ayna,
Bu alanda yapılmış en önemli akademik çalışmalardan biri, ünlü antropolog ve Japon kültürü araştırmacısı ’nin eserleridir. Özellikle "Japon Mitolojisi" başlıklı çalışması, hem akademik çevreler hem de mitoloji meraklıları için bir başvuru kaynağı niteliğindedir. Bu makalede, Japon mitolojisinin temellerini, en önemli hikayelerini ve Ashkenazi’nin bu alana yaptığı benzersiz katkıları detaylı bir şekilde inceleyeceğiz. Bölüm 1: Japon Mitolojisinin Kaynakları ve Yapısı Japon mitolojisini anlamak için öncelikle iki temel metne bakmak gerekir: Kojiki (712) ve Nihon Shoki (720). Bu kitaplar, Japon İmparatorluk ailesinin soyunu tanrılara (kami) dayandırmak ve devletin kutsal kökenini açıklamak amacıyla yazılmıştır.
Japon mitolojisi, binlerce yıllık sözlü gelenek, Şinto inancı, Budist etkiler ve yerel folklorun harmanlanmasıyla oluşmuş, dünyanın en zengin ve en karmaşık mitolojik sistemlerinden biridir. Gökyüzü ve deniz tanrılarından korkunç yokai ’lara (doğaüstü yaratıklar) kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan bu mitoloji, Japon kültürünün, sanatının ve toplumsal yapısının temelini oluşturur.
İzangi, Yomi’nin çıkışını dev bir kaya ile kapatır. İzanami, kayanın arkasından ona lanet okur: "Her gün senin halkından 1000 kişiyi öldüreceğim!" İzangi ise karşılık verir: "O zaman ben de her gün 1500 doğum evi kuracağım." Bu, ölüm ve doğum arasındaki sonsuz döngünün mitolojik temelidir.